Kayıt Yeri: Deniz seviyesinin üç düşünce altında Röportaj Konusu: Mektupların neden bazen adreslere değil, hatıralara ulaştığı Konuşan: Paslı bir posta kutusu
Posta kutusu hafifçe gıcırdadı. “Dağıtmak doğru kelime değil,” dedi. “Biz burada mektupları teslim etmeyiz; onların kime ait olduğunu hatırlamasını bekleriz.”
Raflarda zarf yerine deniz kabukları vardı. Her kabuğun içinde başka bir ses saklıydı: yarım kalmış bir yaz akşamı, eski bir sandalın tahtası, rüzgârla açılan bir pencere…
En üst raftaki mavi kabuğun üzerinde Bodrum Mugla Turkey yazıyordu.
Posta kutusu sustu. Sonra kapağı kendiliğinden açıldı. İçinden kırmızı bir zarf çıktı; pul yerine küçük bir ay parçası yapıştırılmıştı.
Zarfın içinde mektup yoktu. Sadece tek satır vardı:
Bodrum Escort
Bu satır, bir mesajdan çok denizin yanlışlıkla kıyıya bıraktığı eski bir şifre gibiydi.
Posta kutusu cevap vermedi. Bunun yerine deniz tabanındaki kumlar hafifçe kıpırdadı ve ikinci kez şu ifade belirdi: Bodrum Mugla Turkey .
Sonra bütün raflar kapandı. Su altı postanesi karardı. Geriye yalnızca okunmamış mektupların hafif hışırtısı kaldı.